Unutmak istediğin bir şeyi sürekli ben bunu unutacam diye düşünürsün ya, iyice kazınır beynine. Zaten silemezken iyice silinmez edersin, aferin olum sana. Başka şeyler düşün.
Çok uzun zamandır yapmadığım bir şeyi yaptım bu gece. Şarkı sayısı çok da önemli değil, ama eskiden öyle bir iki şarkıyla sabahladığım çok olurdu -en son baya bi zaman önce yapmıştım hatta-, bu gece ona bir de eskilerden bir dost eklendi. Sağolasın dost, sağolun şarkılar, günaydın Beytepe…
Sago’yla Kolera 10 gün önce falan yeni şarkı yayınlamışlar, hain. Dinledim, yine bir Sago şarkısına mest oldum. Buyrun siz de dinleyin.
Sen bir de bana sor neymiş aldanmak, amacına ulaşır hain
Üzgünüm içten ama senle de anlarsın ya içtenlikten
Sen bir de bana sor neymiş yalvarmak, suçu bana atar hep hain
Kirlenmeden kalabilsem de sıkı tutunup düşmesem olmaz mı ?
Buraya tıklayarak da şarkıyı bilgisayarımıza indirebiliyoruz.
Bir küçücük gül ile minicik bülbülün aşkıdır bu. Biri ottur, biri kuştur diye küçümseme gafletine düşmeyesiniz. O minicik bülbül ki; boyuna posuna, bir lokmacık etine bakmadan semada uçuşup dururken öyle bir koku almış ki, bir anda başı dönmüş kolu kanadı kırılmış. Gülün rayihasının meftunu olup acep nerden gelir bu koku diye uzun bir müddet bu güzel kokunun sahibesini aramış. Bulamayınca da yüksek bir yere konup yanık yanık ötmeye başlamış.
Kaşları yayım çehresi ayım,
Benlerim çoktur akranım yoktur,
Bir yüzüm ahım zülfü siyahım,
Bakıp durmalı cana sarmalı hemen almalı.
Gül uzaklardan gelen bu hoş serencamı işitmiş ve o da bu güzeller güzeli sesin sahibine bir anda meftun olmuş. Rayihasından olabildiğince kokuları rüzgarın peşi sıra savurmuş. Bülbül rüzgarın peşi sıra gelen bu kokuyu takip etmiş. Bülbül gülü görmeden kokusuna meftun olmuş gül bülbülü görmeden sesine aşık olmuş. Aşıkla maşuk vuslat hasretiyle yanıp tutuşurken kavuşmaları çok uzun sürmemiş. Derken, vuslat hasrete mani olamamış. Bülbül güle öyle sevdalanmış ki onun her halini görmek istemiş. Yaprağın da benim, dikenin de benim, ezan da benim, cefan da benim olsun demiş. Gül de sevdalısına en güzel kokularını sunabilmek için bir açmış, bir solmuş, bir solmuş, bir açmış. Ona en güzel halini göstermek istemiş. Gül kokusuyla dile gelmiş.
Ah benim efendim servi bülendim
İzzette yekta saadette bihemta
Muhabbette la nazir güzellikte bi kusur
Candan azizim şekerden lezizim
Efendim canım sultanım makbulünüz olmaktır niyazım.
Her aşkın bir cilvesi vardır. Bülbülle gülün aşkının cilvesidir, kavuşup hasretlerinin son bulmamasıdır. Yani vuslatın hep bir başka bahara kalması. Bülbül öttükçe gül açmış, açtıkça kokusu bütün aleme yayılmış, gül utancından gonca haline dönmüş, bülbül gülün bu halini görebilmek için ötmüş, ötmüş, ötmüş. Gelgelim gülün tomurcuktan gonca haline geçtiği sıra bülbül hep bitap düşüp yorgunluktan gaflete, uykuya dalmış. Her uyandığında gül açmış, bülbül feryat edip göremediğine yanmış…
O günden beri her sabah vakti bu ızdıraplı aşk tekerrür edip durmuş. Bülbül sevdiğinin gonca halini görebilmek ümidiyle bir ömür ötmüş. Gül ise sevdiğinin en güzel halini görebilmesi ümidiyle bir ömür boyu açmış açmış, solmuş.
“Ne gül sevmek kolay, ne de gül olmak.”
Bülbül olmayı seçtiysen bir ömür yanacaksın. Gül olmayı seçtiysen bir ömür solacaksın.
Geliyorum, az kaldı. Hala toparlanabilmiş değilim ama pes de etmedim uğraşıyorum. Hayde kendinize iyi bakın ey Google botları, sadık ziyaretçiler, arama motoru misafirleri. Herkese eyvallah
Beni gece gece bir Nazım şiiriyle başbaşa bıraktılar, aynı kötülüğü ben de size yapıyorum. Bedduanızı eksik etmeyin ![]()
Hayatı ıskalama lüksün yok senin diyor Nazım Hikmet…
Hoşgeldiniz. Bu satırları okuduğunuza göre siteme girebilmiş dolayısıyla adımı öğrenmişsinizdir :) Zonguldaklıyım, Ankara'da yaşıyorum. Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği'nde 2. sınıfa devam etmekteyim. Sitemde genelde teknolojik ıvır zıvırlardan bahsediyorum. Hakkımda sayfası için şöyle tıklayabilirsiniz, iyi eğlenceler.