Sabahın dördünde şu şiir, öyle hoş tebessüm ettirdi ki
… Başını omzuma koymasa olmazdı Başını omzuma koyunca da Kurtarmasa olmazdı beni olmaktan İçtiği şaraba ait olan bir adam … Cemal Süreya
Adını bile hatırlayamadığım, yedinci sınıfta Murat Dersanesi’nde dersimize giren coğrafya hocama sevgiler, saygılar. İlk defa ondan duymuştum bu şiiri. Tahir olmak da ayıp değil, Zühre olmak da Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil, Bütün iş Tahir’le Zühre olabilmekte Yani yürekte. Mesela bir barikatta dövüşerek Mesela kuzey kutbuna keşfe giderken Mesela denerken damarlarında bir serumu [...]
Sabahın dördünde çıkıyor böyle bir şiir insanın karşısına, bilindik ama yeni farkedilir bir halde. İnanası gelmiyor insanın, inanmıyorum ben. Ne hasta bekler sabahı, Ne taze ölüyü mezar. Ne de şeytan, bir günahı, Seni beklediğim kadar. Geçti istemem gelmeni, Yokluğunda buldum seni. Bırak vehmimde gölgeni, Gelme, artık neye yarar? Necip Fazıl KISAKÜREK Hiç derdin yokmuş gibi [...]
Şiirlerin dilini yaşadıkça çözersin. Canını neyin yaktığını bilirsin Eflatun gözlerin olduğunu bilmiyordum Uyumak ister de uyumazsın Gece yarısını yaşamaktan yorgunum Yer gök üstüne üstüne gelir Bakır çalığı göklere katiyyen tahammülüm yok