1920 x 1080 görüntü verebilen ekranda Ubuntu’dan 800 x 600 görüntü almak haliyle biraz can sıkıyor. Malum VirtualBox ile Ubuntu kurduğunuzda standart olarak maksimum çözünürlüğü 800 x 600 veriyor. En azından ben ne zaman kurduysam öyle verdi. Fakat basit bir kaç adımda daha yüksek bir çözünürlüğü elde edebiliyoruz.
Hemen halledelim:
- Sanal makinamızın penceresinden Aygıtlar > Misafir Eklentilerini Yükle‘ye tıklıyoruz (İngilizce kullanıyorsanız Devices > Install Guest Additions).
- Ubuntu masaüstümüzde bir simge beliriyor. Adı VBOXADDITIONS_… şeklinde bir şeydir. Simgeye çift tıklıyoruz.
- Karşımıza gelen dosyalardan autorun.sh’a tıklayıp çalıştır diyoruz.
- Kurulum yapılıyor. Bu işlem biraz uzun sürebilir. “Press Return to close this window…” yazısını görene kadar bekleyin.
- Kurulum bittikten sonra Ubuntu’yu yeniden başlatıyoruz.
- Açıldığında Ubuntu’nun daha yüksek çözünürlük verebildiğini göreceksiniz. İyi eğlenceler.
Sana bir hikaye anlatayım ister misin? On beş yaşındayken, mahalledeki bir plakçıya giderdim. Orada çalışan biri vardı. Ve o benim ne sevdiğimi bilirdi. Ve bir gün bana bir albüm vermişti. Eve götürüp pikaba taktım. Ve anında nefret ettim, yani gerçekten nefret ettim. Sadece, anlayamıyordum. O yüzden tekrar çaldım. Tekrar çaldım. Sonra tekrar çaldım. Sonunda, farkettim ki çalmadan duramaz olmuşum. O notaları dinleyip duruyordum…
Aaaaaand the Oscar gooes too…
Sabahın dördünde şu şiir, öyle hoş tebessüm ettirdi ki
Gün geçmiyor ki Windows’un bir ilginçliğiyle daha karşılaşmayayım
Dün masaüstüne Windows 7 kurdum. Kurulumu tamamladıktan sonra Windows kendisini başlattı. 3-5 program kurup bilgisayarı yeniden başlatınca Missing Operating System hatası aldım
Höh yani daha 2 dakika önce bitti kurulumun nereye kayboldun yahu?
Siz de böyle bir hata ile karşılaşırsanız panik yapmanıza gerek yok, işletim sisteminiz aslında bir yere kaybolmuş değil. Yalnızca MBR (Master Boot Record) bozulduğu için Windows başlatılamıyor. MBR’yi düzeltmek de öyle çok çetrefilli bir iş değil. Sırasıyla şu adımları izleyerek Windows’umuza tekrar kavuşuyoruz:
- Bir Windows 7 kurulum CD’si ile bilgisayarı başlatıyoruz,
- Kurulum başlangıcındaki Dil, zaman, klavye vs. ayarlarını geçiyoruz,
- Karşımıza çıkan seçeneklerden Repair Your Computer menüsüne giriyoruz,
- Şimdi burdan Command Prompt’a giriyoruz,
- Konsola eğer Windows’u C’ye kurduysak “bootsect /nt60 C:\” yazıyoruz. Tüm bölümleri düzeltmek istiyorsak “bootsect /nt60 ALL” yazabiliriz ki büyük ihtimalle gerek olmayacaktır.
- Kurulumdan çıkıp DVD’yi çıkarıyor, bilgisayarımızı yeniden başlatıyoruz.
Hepsi bu!
Ben öğrenme amaçlı bir şey okuyorsam okuduğum dökümanın üzerine mutlaka notlar alırım. Bu normal kitaplar için geçerli olduğu kadar elektronik kitaplar için de geçerlidir. O yüzden okuyup irdelemek istediğim web sayfalarını ya da diğer dökümanları genelde önce PDF’e dönüştürür, okurken her bir köşesine bir şeyler karalar, imler ekler, işaretlemeler yaparım. O yüzden okuyacağım bir dökümanın PDF olması kullanılabilirlik açısından benim için son derece önemlidir
NovaPDF Lite ise, şu sıralar her türlü dökümanı PDF’e kolaylıkla dönüştürebilme kabiliyetiyle yeni gözdem. Normalde PDF’ye dönüştürme işini Foxit’in programı ile yapıyordum, fakat son zamanlarda abuk sabuk hatalar vermeye başladı. Biraz kurcaladım, hatayı çözemedim. Sonra yeni bir program için bakınırken NovaPDF ile karşılaştım, pek bi sevdim
…
Başını omzuma koymasa olmazdı
Başını omzuma koyunca da
Kurtarmasa olmazdı beni olmaktan
İçtiği şaraba ait olan bir adam
…
Cemal Süreya
Yardım dosyalarını kullanırken şöyle bir hatayla karşılaşabiliyoruz.
Soldaki konu başlıkları kısmını görebildiğimize göre yardım dosyası açılıyor fakat başlıklardan birine tıkladığımızda sağ sekmede döküman görüntüleneceğine hata alıyoruz. Bunun sebebi internetten indirdiğimiz dosyaların potansiyel olarak tehlikeli dosyalar olarak işaretlenmesi ve bilgisayarda “tam tarayıcı hakları”na sahip olmamalarıdır. Sağ kısımda gösterilen dökümanı Internet Explorer yorumlamaya çalışıyor ve hak sorunlarından dolayı döküman görüntülenemiyor.
Hatanın çözümü ise şöyle:
Yardım dosyamıza sağ tıklayıp Özellikler’i açıyoruz. Karşımıza çıkan pencerede alt kısımda “Güvenlik” bölümünde “Kilidi Kaldır (Unlock)“ düğmesine tıklıyoruz. Fakat bu işlem malesef mevcut dosya için yapılmış oldu yani her farklı CHM dosyası için bu işlemi yapmamız gerekiyor.
Bu durum CHM dosyalarındaki dökümanları Internet Explorer’in dandik (=güvenliği zayıf) motorunun yorumlamasından oluyor. Yardım dosyaları yerel içeriği görüntülediğinden ve CHM dosyaları betik (=script) çalıştırabildiğinden güvenlik zaafı oluşmaması için böyle bir önlem alınmış.
Sago’yla Kolera 10 gün önce falan yeni şarkı yayınlamışlar, hain. Dinledim, yine bir Sago şarkısına mest oldum. Buyrun siz de dinleyin.
Sen bir de bana sor neymiş aldanmak, amacına ulaşır hain
Üzgünüm içten ama senle de anlarsın ya içtenlikten
Sen bir de bana sor neymiş yalvarmak, suçu bana atar hep hain
Kirlenmeden kalabilsem de sıkı tutunup düşmesem olmaz mı ?
Buraya tıklayarak da şarkıyı bilgisayarımıza indirebiliyoruz.
Bir küçücük gül ile minicik bülbülün aşkıdır bu. Biri ottur, biri kuştur diye küçümseme gafletine düşmeyesiniz. O minicik bülbül ki; boyuna posuna, bir lokmacık etine bakmadan semada uçuşup dururken öyle bir koku almış ki, bir anda başı dönmüş kolu kanadı kırılmış. Gülün rayihasının meftunu olup acep nerden gelir bu koku diye uzun bir müddet bu güzel kokunun sahibesini aramış. Bulamayınca da yüksek bir yere konup yanık yanık ötmeye başlamış.
Kaşları yayım çehresi ayım,
Benlerim çoktur akranım yoktur,
Bir yüzüm ahım zülfü siyahım,
Bakıp durmalı cana sarmalı hemen almalı.
Gül uzaklardan gelen bu hoş serencamı işitmiş ve o da bu güzeller güzeli sesin sahibine bir anda meftun olmuş. Rayihasından olabildiğince kokuları rüzgarın peşi sıra savurmuş. Bülbül rüzgarın peşi sıra gelen bu kokuyu takip etmiş. Bülbül gülü görmeden kokusuna meftun olmuş gül bülbülü görmeden sesine aşık olmuş. Aşıkla maşuk vuslat hasretiyle yanıp tutuşurken kavuşmaları çok uzun sürmemiş. Derken, vuslat hasrete mani olamamış. Bülbül güle öyle sevdalanmış ki onun her halini görmek istemiş. Yaprağın da benim, dikenin de benim, ezan da benim, cefan da benim olsun demiş. Gül de sevdalısına en güzel kokularını sunabilmek için bir açmış, bir solmuş, bir solmuş, bir açmış. Ona en güzel halini göstermek istemiş. Gül kokusuyla dile gelmiş.
Ah benim efendim servi bülendim
İzzette yekta saadette bihemta
Muhabbette la nazir güzellikte bi kusur
Candan azizim şekerden lezizim
Efendim canım sultanım makbulünüz olmaktır niyazım.
Her aşkın bir cilvesi vardır. Bülbülle gülün aşkının cilvesidir, kavuşup hasretlerinin son bulmamasıdır. Yani vuslatın hep bir başka bahara kalması. Bülbül öttükçe gül açmış, açtıkça kokusu bütün aleme yayılmış, gül utancından gonca haline dönmüş, bülbül gülün bu halini görebilmek için ötmüş, ötmüş, ötmüş. Gelgelim gülün tomurcuktan gonca haline geçtiği sıra bülbül hep bitap düşüp yorgunluktan gaflete, uykuya dalmış. Her uyandığında gül açmış, bülbül feryat edip göremediğine yanmış…
O günden beri her sabah vakti bu ızdıraplı aşk tekerrür edip durmuş. Bülbül sevdiğinin gonca halini görebilmek ümidiyle bir ömür ötmüş. Gül ise sevdiğinin en güzel halini görebilmesi ümidiyle bir ömür boyu açmış açmış, solmuş.
“Ne gül sevmek kolay, ne de gül olmak.”
Bülbül olmayı seçtiysen bir ömür yanacaksın. Gül olmayı seçtiysen bir ömür solacaksın.
Akibeti yılan hikayesine dönen, üstüne efsaneler yazılan Mafia 2′nin fragmanı geçenlerde yayınlanmıştı. Geçenlerde dediğim de 2 ay falan oldu sanırım. Ne zamandır izlemek istiyordum az önce denk geldi izledim. Grafiklere ağzım açık kaldı. Mükemmel olmuş görüntüler. Zaten Mafia 1′in grafikleri de çok iyiydi.
Oyun hakkındaki wiki sayfasına da şuradan ulaşabilirsiniz.


