Efenim her ne kadar Windows düşmanı, Linux taraftarı bir insan olsam da Windows’a aşırı derecede alışmış ve bağlanmış bir vaziyetteyim. Yıllarca kullanmanın verdiği o alışkanlıkla her ne kadar onlarca defa Linux dağıtımlarını denemiş olsam da hiçbir tanesine bağlanabilmiş değilim. En son güz döneminde verilen 3. lab ödevi için Pardus kurmuş, Pardus’ta 2 tane program geliştirmiştim. Fakat şubattan bu yana pardusu açmış değildim. Taa ki son lab ödevi Linux’tan verilene kadar
Linux’u açtığımda da esrarengiz bi şekilde Pardus ekran kartı driverini tanımıyordu ki Pardus’u son kapattığımda öyle bir sorun olduğunu hatırlamıyorum
Her ne kadar ekran kartını tekrar yükleme için didinmiş olsam da netten biraz araştırınca aynı sorunu başkalarının da yaşadığını ve en garanti çözümün format atmak olduğunu öğredim. Kim uğraşacak onla 4 günlük iş için format mı atılır deyip 4-5 gün boyunca 800×600 çözünürlükte kod yazdım. Allah kimseye 800×600 çözünürlükte kod yazdırmasın
Ama ne olduysa oldu içimdeki dev uyandı. Bu akşam işim gücüm yoktu dedim bari şu Pardus’u düzelteyim tam o esnada aklıma Ubuntu geldi dedim bari onu kurayım onla uğraşayım. Yazın evdeki masaüstüne de kurmuştum fakat pek kullandığımı söyleyemem. Taktım Ubuntu cdsini kurdum. Kurulum hızına hayran kaldım gerçekten. Ubuntu .iso’sunu cdye yazıp restart attıktan sonra Ubuntu’nun açılış ekranını gördüğümde yarım saat geçmemişti
Açtım Ubuntu’yu üç bey bişeyler kurdum, her Türk genci gibi compiz’i denedim falan. Şimdilik gayet memnunum. Ubuntu’nun görünümü ve renkleri çok hoşuma gidiyor. Oldukça sade.
Kararlıyım, kurtulacağım o Windows illetinden. Bundan sonra ara ara Linux maceralarımdan da bahsedeceğim. Hatta aklımdaki ilk plan Assembly ödevini yaparken attığım taklaları sizlerle paylaşmak
İyi geceler efenim, esen kalın. Günlükçünüz Ubuntu’dan bildirdi…
Şu güzel salı akşamımızı dif çalışarak geçirirken arkada çalan şu güzel türküyü öylece geçemedim.
Cahildim dünyanın zevkine gandım
Hayale aldandım, boşuna yandım
Seni ilelebet benimsin sandımÖlürüm sevdiğim zehirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensinSözüm yok şu benden gırıldığına
Gidip başka dala sarıldığına
Göynüm inanmıyor ayrıldığınaGözyaşım sel oldu zehirim sensin
Evvelim sen oldun, ahirim sensin
Kırşehir türküsüymüş bu arada : )
Bir iki dakika önce öğrendiğim habere göre Sun, Oracle tarafından 7.4 milyar dolara satın alınmış. İnternette Sun’ın mali sıkıntıda olduğu ve IBM ile görüşmeler yaptığı söylentileri dolaşıyordu. Hatta Sun IBM ile masaya bile oturmuştu. Ama öyle gözüküyor ki IBM’in 7 milyar dolarlık teklifinden tatmin olmayan Sun, Oracle’ın 7.4 milyarlık başlık parasına verdim gitti demiş. Bundan sonra Oracle’ın Sun’ın açık kaynak ürünlerine olan tavrı son derece önemli hele de MySQL için nasıl bir strateji izleyecek gerçekten çok merak ediyorum. Hayırlısı valla
Dipnot: Bir haftayı aşkın süredir yazı yazmıyordum farkındayım hayatım son derece monotonlaştı interneti bile doğru dürüst takip etmiyordum ama şu haberle yeminimi bozdum
Pervane böceklerini bilir misiniz? Pervane, geceleyin ışığın etrafında görülen küçük kelebektir. Divan şiirinde aşığın temsilcisidir. Pervane ışığın etrafında döner döner ve sonunda dayanamaz kendini o ışığın içine atar; ışığın kaynağında ateş olduğu için de kavrulur gider. Aşk ateştir. Aşık ise ateşin etrafında dönüp duran pervanedir. Aşık, ateşin kendini yakacağını bile bile ateşten vazgeçmez; içinde bulunduğu aşk ateşine öylesine kapılmıştır ki, aşığın kendisi ateşte yaşadığına inanılan semendere dönüşmüş, onun için her şey, her yer ateş olmuştur. Aşk ve aşktan kaynaklanan her hâl ateştir ve aşka düşenin artık o ateşten kurtulması mümkün değildir.
Bu âlem sanki oddan bir denizdür
Ana kendüyi atmakdur adı aşk
Eşrefoğlu Rumî
od: ateş
Tıpkı pervane böceğinin ateşin kendini ateşe atmaktan alıkoyamadığı gibi, divan şairleri de kendilerini aşka düşmekten alıkoyamazlar. Aşk dert kaynağıdır, bela kaynağıdır. Aşıklar her ne kadar aşk ıstıraplarından dert yansalar da, aşksız olmak onlar için en büyük beladır.
Ya Rab bela-yı aşk ile kıl âşinâ beni
Bir dem belâ-yı aşkdan etme cüdâ beni
Fuzuli
Aşağıda okuyacağınız Şem ü Pervane (Mum ile Pervane) hikayesi de, Mantıku’t Tayr’da anlatılan hikayelerden birisidir.
Bir gece pervane böcekleri toplanmış, bir mumu nasıl bulabileceklerini tartışıyorlardı. İçlerinden biri dedi ki:
- Hepimiz birden gidip boşuna yorulmayalım. Birimiz gidip mum bulsun, sonra gelip bize haber versin.
Bir pervaneyi seçip gönderdiler. Gönderdikleri pervane böceği uzakta bir köşk, köşkün içinde de apaydın bir mum gördü, döndü geri geldi. Gördüğü, anladığı kadarıyla mumu anlatmaya çalıştı.
O topluluğun içinde yaşlı bir pervane de vardı. Gönderilen pervaneyi kınadı.
- Senin mumdan haberin bile yok, dedi.
İkinci bir pervaneyi gönderdiler. Bu seferki, kendini muma şöyle bir attı, sonra etrafında dönüp geri geldi. Mumdan bahsetti, ona nasıl kavuştuğunu anlattı.
Yaşlı pervane onun da sözünü kesti;
- Azizim senin bu anlattığında da mum değil. Sen de öbürüne benziyorsun, anlamadığın şeyi nasıl anlatacaksın?
Son gönderdikleri pervane ise mumu görünce sarhoş oldu adeta. Sevinçle ateşe atıldı, ateş tepeden tırnağa sardı onu. Bütün vücudu kıpkırmız oldu.
Diğerlerini kınayan yaşlı pervane uzaktan mumun bu pervaneyi onurlandırıp kendi rengine boyadığını görünce;
- İşte bu işi yalnız o başardı, dedi. Kim nerden bilsin, mumdan yalnız onun haberi var.
Bu dünyada gerçeği bulan; her şeyden vazgeçen, dünyadan bihaber kişidir. Sen de candan, cisimden uzaklaş ki canana yaklaşasın.
Pervane kendini ateşin kucağına atar ve fenafillah olur. Artık o da ateşten başka bir şey değildir.
Yüksek Sadakat’in Pervane isimli bir şarkısı var o da gayet hoştur, dinlenesidir.
Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Topluluğu’nun düzenlediği Bilişim Günleri’09 etkinlikleri bugünkü programın da gerçekleştirilmesiyle sona erdi. Gerek içerik, gerekse organizasyon açısından etkinlik son derece başarılıydı. Etkinlikte emeği olan bütün arkadaşları gönülden kutluyorum, gerçekten iyi iş çıkardılar. Ben de mekanımda izlenimlerimi sizle paylaşayım dedim
Öncelikle etkinlikte su ikramı yoktu, çok ayıp
Sağolsunlar çay koymuşlar, kuru pasta falan koymuşlar da su herhalde akıllarına gelmemiş. İlk gün çok susadım, çay yapmak için masanın altına koydukları suyu aldım döktüm bardağa içtim
Etkinlik boyunca yapılan sunumlar, http://tv.hacettepe.edu.tr/ web adresinden canlı olarak yayınlandı. Son gün etkinliğe katılamadım, yurtta odadan izledim. Kaspersky’ın sunumu esnasında bir ara 3-5 saniye görüntü gitti onun dışında bir sıkıntı olmadı. Canlı yayın gerek görüntü, gerek ses kalitesi açısından gayet başarılıydı. Fakat yanlış bilmiyorsam Hacettepe TV’ye Hacettepe öğrencileri dışındakiler erişemiyor, böyle etkinliklerin canlı yayınında bu kısıtlamanın kaldırılması etkinliğin daha geniş bir kitleye ulaşması açısından bana göre daha iyi olurdu. Gerçi belki öyle bir girişimde bulunmuşlardır ama yaptılarsa da benim haberim yok.
Katıldığım etkinlikler Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği Bölümü’nde öğretim üyesi olan Dr. Ahmet Burak Can’ın yurt dışı ve lisansüstü eğitim konulu sunumu, Avea İnsan Kaynakları’ndan gelen genç bir ablamızın “iş süreçleri ve iş pozisyonları” isimli sunumu, TOBB ETÜ’den bir öğretim görevlisiyle bir grup öğrencinin yanlış hatırlamıyorsam iki yıldır geliştirdiği Türk işlemcisi Kasırga’nın sunumu, Ziraat Bankası’nın bilgi işlem işlerini yürüten Fintek A.Ş’den gelen Mehmet Can Ünal’ın bankaların arkaplanındaki bilgi işlem sisteminin işleyişi hakkındaki konuşması ve tamamen Türk ürünü olan Türkçe konuşmayı tanıma ve bilgisayara aktarma sistemi olan Dikte hakkındaki sunumdu. Son gün de Hacettepe TV’den Sun’ın, Kaspersky’ın ve Rotasoft’un sunumlarını izledim. Dikkatimi çeken ilk şey benim katıldığım etkinliklerin konuşmacıların büyük çoğunluğunun çok genç olmasıydı. Ve genç konuşmacıların sunumları /konuşmaları genelde kendi deneyimleri üzerine oldu. read more…
Olur da bir gün Facebook hesabınızı silmek isterseniz bu yöntemi kullanabilirsiniz. Öncelikle belirtmek isterim ki bu yöntemin geri dönüşü yok. Sonra sildikten sonra bana gelip vay efendim sen o bağlantıyı oraya neden koydun falan demeyin. Hesabınızı kalıcı olarak silmek için buraya tıklayın. Karşınıza sizi vazgeçirmek için yazılmış bir yazı çıkacak. Vazgeçmem diyorsanız basın “Gönder” tuşuna, silinsin hesabınız.
Şurada yapılacağı haberini duyurduğum Hacettepe Bilişim Günleri 2009′un içeriği belli olmuş. 8-10 Nisan tarihleri arasında yapılacak etkinlikler şöyle:
8 Nisan Çarşamba
11:00 Açılış
-Prof. Dr. Ersin Töreci
11:30 – 12:30 Volkan Biçer
- Yahoo Türkiye Eski Pazarlama Müdürü
13:45 – 15:15 Yurt dışı ve Lisansüstü Egitim
- Dr. Ahmet Burak CAN
- Nihan CANER ( Red & White Yurt dışı Egitim Danış. )
15:30 – 16:30 Avea İnsan Kaynakları
- İş Süreçleri, İş Pozisyonları
9 Nisan Perşembe
11:00 – 12:30 Hacettepe Teknokent & Oracle
- Teknokentin Avantajları & Innovate GreenHouse
13:15 – 14:15 Kasırga
- Türkiye İşlemcisini Tasarlıyor
14:30 – 15:30 Ziraat Bankası
- Mehmet Can ÜNAL ( Fintek A.Ş. )
15:45 – 16:45 Dikte
- Türkçe Konuşma Tanıma Sistemi
10 Nisan Cuma
11:00 – 12:30 Türkiye’de Oyun
- Oyungezer ( Ali SEZGİN )
- Ceidot Studio ( Hükümran Senfoni’nin Yapımcısı [ Deniz AYDINOGLU ] )
13:15 – 14:15 SUN Microsystems
- Açık Kaynak Kodlu Teknolojiler
14:30 – 15:30 Kaspersky
- Murak GÖCE ( Kaspersky Türkiye Genel Müdürü )
15:45 – 16:45 Rotasoft Yazılım
- ODTU Yeni işler Yeni Fikirler ve Bizim Mucit ( Kanal D ) Yarışmaları 1.si
YER : Mehmet Akif Ersoy Konferans Salonu
Kayıtlar www.hubit.org‘dan yapılıyormuş ve her gün en az 2 oturuma katılana katılım belgesi veriliyormuş.
Güzel Hacettepemin güzel etkinliklerinde buluşmak dileğiyle efenim.
Some PDF to HTML Converter isimli bu küçük yazılımla, PDF dosyalarınızı HTML sayfalarına dönüştürebilirsiniz. Böylelikle elinizdeki PDF dosyalarını HTML’e dönüştürüp internette çevrimiçi okunacak şekilde kolaylıkla sunabilirsiniz. Aslında PDF dosyalarını internetten okunacak şekilde paylaşayabileceğiniz PDF okuyucu niteliğinde web siteleri var fakat kendi dökümanlarınızı kendi sitenizde yayınlamak istiyorsanız bu program tam size göre.
Program PDF dosyanızı tarıyor ve her sayfayı ayrı ayrı HTML sayfası olarak kaydediyor. Daha sonra HTML sayfalarını bir sayfa sayfa gezebileceğiniz şekilde birbirine bağlıyor. Gayet kullanışlı bir program, tavsiye ederim.
Programı buraya tıklayarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz.
Yeni keşfettiğim şu internet sayfasıyla web sayfalarını pdf formatında kaydedebilir, istediğiniz yere götürebilirsiniz. Ben denedim, gayet güzel çalışıyor; şiddetle tavsiye ederim.
Buraya kadar okuyup linki ıskalayanlar için ahan da bağlantısı : http://www.html-pdf-converter.com/



Taskbar Shuffle isimli bu küçük program, görev çubuğunuzda listelenen programların sıralamasını değiştirmeye yarıyor. Taskbar Shuffle ile görev çubuğunuzdaki programları istediğiniz sırada yerleştirebilir ve gruplanmış programların grup içindeki sıralamalarını değiştirebilirsiniz. Ayrıca bu program görev çubuğunda kapatmak istediğiniz programın simgesine çift tıklayarak programı hızlıca kapatmanıza da yarıyor. Programın indirme bağlantısı da