Skip to content
Nis 12 / E. Basri Kahveci

Şem ü Pervane

Pervane böceklerini bilir misiniz? Pervane, geceleyin ışığın etrafında görülen küçük kelebektir. Divan şiirinde aşığın temsilcisidir. Pervane ışığın etrafında döner döner ve sonunda dayanamaz kendini o ışığın içine atar; ışığın kaynağında ateş olduğu için de kavrulur gider. Aşk ateştir. Aşık ise ateşin etrafında dönüp duran pervanedir. Aşık, ateşin kendini yakacağını bile bile ateşten vazgeçmez; içinde bulunduğu aşk ateşine öylesine kapılmıştır ki, aşığın kendisi ateşte yaşadığına inanılan semendere dönüşmüş, onun için her şey, her yer ateş olmuştur. Aşk ve aşktan kaynaklanan her hâl ateştir ve aşka düşenin artık o ateşten kurtulması mümkün değildir.

Bu âlem sanki oddan bir denizdür

Ana kendüyi atmakdur adı aşk

Eşrefoğlu Rumî

od: ateş

Tıpkı pervane böceğinin ateşin kendini ateşe atmaktan alıkoyamadığı gibi, divan şairleri de kendilerini aşka düşmekten alıkoyamazlar. Aşk dert kaynağıdır, bela kaynağıdır. Aşıklar her ne kadar aşk ıstıraplarından dert yansalar da, aşksız olmak onlar için en büyük beladır.

Ya Rab bela-yı aşk ile kıl âşinâ beni

Bir dem belâ-yı aşkdan etme cüdâ beni

Fuzuli

Aşağıda okuyacağınız Şem ü Pervane (Mum ile Pervane) hikayesi de, Mantıku’t Tayr’da anlatılan hikayelerden birisidir.

Bir gece pervane böcekleri toplanmış, bir mumu nasıl bulabileceklerini tartışıyorlardı. İçlerinden biri dedi ki:

- Hepimiz birden gidip boşuna yorulmayalım. Birimiz gidip mum bulsun, sonra gelip bize haber versin.

Bir pervaneyi seçip gönderdiler. Gönderdikleri pervane böceği uzakta bir köşk, köşkün içinde de apaydın bir mum gördü, döndü geri geldi. Gördüğü, anladığı kadarıyla mumu anlatmaya çalıştı.

O topluluğun içinde yaşlı bir pervane de vardı. Gönderilen pervaneyi kınadı.

- Senin mumdan haberin bile yok, dedi.

İkinci bir pervaneyi gönderdiler. Bu seferki, kendini muma şöyle bir attı, sonra etrafında dönüp geri geldi. Mumdan bahsetti, ona nasıl kavuştuğunu anlattı.

Yaşlı pervane onun da sözünü kesti;

- Azizim senin bu anlattığında da mum değil. Sen de öbürüne benziyorsun, anlamadığın şeyi nasıl anlatacaksın?

Son gönderdikleri pervane ise mumu görünce sarhoş oldu adeta. Sevinçle ateşe atıldı, ateş tepeden tırnağa sardı onu. Bütün vücudu kıpkırmız oldu.

Diğerlerini kınayan yaşlı pervane uzaktan mumun bu pervaneyi onurlandırıp kendi rengine boyadığını görünce;

- İşte bu işi yalnız o başardı, dedi. Kim nerden bilsin, mumdan yalnız onun haberi var.

Bu dünyada gerçeği bulan; her şeyden vazgeçen, dünyadan bihaber kişidir. Sen de candan, cisimden uzaklaş ki canana yaklaşasın.

Pervane kendini ateşin kucağına atar ve fenafillah olur. Artık o da ateşten başka bir şey değildir.

Yüksek Sadakat’in Pervane isimli bir şarkısı var o da gayet hoştur, dinlenesidir.

Bu yazıyı sosyal ağlarda paylaş:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • blogmarks
  • MySpace
  • Slashdot
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • LinkedIn

One Comment

leave a comment
  1. Umay / Nis 12 2009

    Bi defa onlar ampüldür, mumdur vb onları güneş sandıkları için hep onun etrafında dolanıyolar. Onun güneşleri olmadığını anlamaları için de yanmaları gerekiyo :) Evet kesinlikle :D

Leave a Comment